Uluslararası ticari sözleşmeler, taraflar arasındaki ilişkinin temelini oluşturur. Ancak bu sözleşmelerin hatalı hazırlanması, ciddi hukuki ve mali sonuçlara yol açabilir.
En sık yapılan hatalardan biri, standart sözleşme şablonlarının kontrol edilmeden kullanılmasıdır. Her ticari ilişkinin kendine özgü koşulları olduğu göz ardı edilmektedir.
Dil meselesi de büyük bir risk alanıdır. Sözleşmenin yalnızca tek dilde hazırlanması veya çeviri hataları, taraflar arasında yorum farklılıklarına neden olabilir.
Uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme maddelerinin eksik veya belirsiz bırakılması, uyuşmazlık halinde ciddi zaman ve maliyet kaybı doğurur.
Teslimat, ödeme ve teminat şartlarının açıkça düzenlenmemesi, taraflar arasında güvensizlik yaratır. Bu durum ticari ilişkinin sürdürülebilirliğini zayıflatır.
Mücbir sebep ve sözleşmenin feshi gibi kritik maddelerin yüzeysel ele alınması da yaygın hatalardandır. Oysa bu maddeler kriz anlarında belirleyici olur.
İran–Türkiye ticaretinde, yerel mevzuatın dikkate alınmaması da önemli bir sorundur. Bazı hükümler, bir ülkede geçerli iken diğerinde uygulanamayabilir.
Önleyici hukuk kapsamında yapılan sözleşme incelemeleri, bu hataların önüne geçilmesini sağlar. Riskler sözleşme imzalanmadan önce tespit edilir.
Amitis, uluslararası ticari sözleşmeleri yalnızca hukuki değil, aynı zamanda ticari gerçeklik açısından da değerlendirir.
Doğru kurgulanmış bir sözleşme, uyuşmazlıkları azaltır ve taraflar arasındaki güveni güçlendirir.